MAIN PAGE | SOCIETY  | TÜRKÇE
Journal of Health and Nursing Management: 2 (2)
Volume: 2  Issue: 2 - 2015
Hide Abstracts | << Back
1.Cover

Page I

2.Contents

Page II

RESEARCH ARTICLE
3.Burnout Among Intensive Care Physicians
Arzu Kader Harmancı Seren, Ahmet Çakıroğlu, Bahri Kemaloğlu, Eyüp Kahveci, Ata Bozoklar
doi: 10.5222/SHYD.2015.057  Pages 57 - 62
GİRİŞ ve AMAÇ: Giriş: Tükenmenin iş davranışlarında, özellikle de ağır çalışma koşulları olan sağlık çalışanlarında ciddi sorunlara yol açtığı rapor edilmektedir.
Amaç: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma ile yoğun bakım uzmanı hekimlerin tükenme düzeylerini belirlemek amaçlanmaktadır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Yöntem: Veriler Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen bir toplantı esnasında Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden ve farklı illerinden gelen toplam 96 hekimin 64’ünden toplanmıştır.
Tükenme düzeyi, duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı olmak üzere üç alt boyutta, 22 madde içeren Maslach Tükenme Ölçeği ile ölçülmüştür. Ayrıca hekimlerin demografik verilerini toplamak üzere 16 sorudan oluşan bir soru formu daha eklenmiştir.

BULGULAR: Katılımcıların “duyarsızlaşma” (5,08±3,18) alt boyutundan aldıkları ortalama puan düşük tükenme düzeyine işaret etmektedir. Yoğun bakım uzmanı hekimlerin diğer iki alt boyuttan aldıkları puanlar incelendiğinde “duygusal tükenme” (15,56±6,26) ve “kişisel başarı” (22,44±3,69) alt boyutlarında orta düzeyde tükenme deneyimledikleri söylenebilir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Yoğun bakım hekimleri orta düzeyde “duygusal tükenme” ve kişisel başarısızlık deneyimlemektedirler. Bu sonuçların nedenlerini belirlemeye yönelik çalışmaların yapılması önerilir.
INTRODUCTION: Introduction: It is reported that burnout provokes serious problems in occupational behaviour especially among health care professionals who work in heavy working conditions.
Aim: This descriptive study aims to identify the burnout levels of intensive care physicians.
METHODS: Methods: Data were collected during a meeting held by Ministry of Health, from 64 of the 96 intensive care physicians attending from different cities and seven geographical regions of Turkey.
Burnout was measured by using the Maslach Burnout Inventory that has 22 items consisting of three subscales: emotional exhaustion, depersonalization and personal accomplishment. Besides, one more questionnaire with 16 questions for collecting demographic data of physicians was added.
RESULTS: Results: The average point of participants got from the “depersonalization” subscale (5.08±3.18) indicates low burnout level. When the average points those intensive care physicians got from the other two subscales were evaluated, it can be said that they experience mid level burnout at “emotional exhaustion” (15.56±6.26) and “personal accomplishment” (22.44±3.69) subscales.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Conclusion: Intensive care physicians experienced mid level burnout at “emotional exhaustion” and “personal accomplishment” sub scales. It is recommended to perform the studies that aim to define the reasons of these results.

4.The Professıonal Autonomıes Of Nurses Workıng In The State Of Nazilli Hospıtal And The Affectıng Factors
Sebahattin Yetim, Kerime Derya Beydağ
doi: 10.5222/SHYD.2015.063  Pages 63 - 69
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma, Nazilli Devlet Hastanesi’nde çalışan hemşirelerin mesleki otonomilerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırma, Nazilli İlçe Devlet Hastanesi’nde 03.06.2013- 19.08. 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Nazilli İlçe Devlet Hastanesi’ndeki 194 hemşire oluşturmuş, örneklem seçimine gidilmeden evrenin tümüne ulaşmak hedeflenmiş, ancak araştırmayı kabul eden 184 hemşire (%94,8) örneklemi oluşturmuştur. Veriler, demografik veri formu ve Shutzenhofer (1992) tarafından geliştirilmiş, ülkemiz için geçerliliği ve güvenilirliği Saraçoğlu (2010) tarafından yapılan “Hemşirelik Aktivite Ölçeği” ile elde edilmiştir. Araştırma verileri, standart sapma, ortalama, frekans dağılımı, Kolmogorov Smirnov testi, Oneway ANOVA testi ve student-t testi ile değerlendirilmiştir.
BULGULAR: Hemşirelerin, Hemşirelik Aktivite Ölçeği (HAÖ) puan ortalaması 158,36±29,72 olarak bulunmuş ve otonomi düzeyleri orta seviye (121-180 puan arası) olarak değerlendirilmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Hemşirelerin, çalıştıkları klinikler, eğitim durumları, çalışma süreleri, görevleri ve mesleki amaçlar doğrultusunda rollerini yerine getirebilme durumunun otonomi düzeylerini etkilemediği saptanmıştır (p>0,05).
INTRODUCTION: This study has been carried out as descriptive research with the object of determining professional autonomy of nurses working at Nazilli Public Hospital and factors affecting it.
METHODS: The study was conducted between 03.06.2013 and 19.08.2013 at Nazilli Public Hospital. 194 nurses working at Nazilli Public Hospital constituted the research population, it was aimed to reach out all population without choosing sample however 184 nurses (%94,8) formed the sample group. Data were developed by demographic data form and Shutzenhofer (1992), validity and reliability for our country were achieved by “Nursery Activity Scale” done by Saraçoğlu (2010). Research data were evaluated using standard deviation, mean, frequency distribution, Kolmogorov Smirnov test, oneway ANOVA test and student-t test.
RESULTS: Average score of the nurses according to Nursery Activity Scale (NAS) is 158,36±29,72 and autonomy level of them has been considered to be intermediate (between 121 and 180).
DISCUSSION AND CONCLUSION: No statistically significant different has been found between their average NAS score and clinics the nurses work, their education levels, status and filling their roles in parallel with their professional goals (p>0,05).

5.Levels of Satisfaction With Nursing Services of The Patients Presenting to Emergency Units
Gül Mersinlioğlu, Havva Öztürk
doi: 10.5222/SHYD.2015.070  Pages 70 - 82
GİRİŞ ve AMAÇ: AMAÇ: Tanımlayıcı nitelikteki bu çalışma, acil servislere başvuran hastaların hemşirelik hizmetlerine ilişkin memnuniyet düzeylerini saptanmak amacıyla yürütülmüştür.
YÖNTEM ve GEREÇLER: YÖNTEMLER: Araştırma, Trabzon İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’nden izin alındıktan sonra bir devlet hastanesi, iki özel dal hastanesi, bir eğitim ve araştırma hastanesinin acil servislerine başvuran 302 hasta ile gerçekleştirilmiştir.
BULGULAR: Veriler, bilgi formu ve Hemşirelik Hizmetlerinden Memnuniyet Ölçeği ile toplanmış, sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, t-testi, Mann-Withney U testi, ANOVA ve Kruskall Wallis testleri ile değerlendirilmiştir. Bulgulara göre hastaların çoğu 18-25 yaş aralığında (%28,5), kadın (%55,3), evli (%59,3), üniversite mezunu (%37,3) ve acil servis hizmetlerinden ara sıra (%49) yararlanmaktadır. Hastaların hemşirelik hizmetlerinden memnuniyetini saptamak için kullanılan ölçeğin genel toplam puan ortalaması 3,81±0,69 dur. Ölçekte hastalar en çok hemşirelerin mahremiyetine saygı göstermelerinden (4,01±0,82), hemşirelerin tedaviyi (ilaçları) zamanında uygulamalarından (3,99±0,80) ve ihtiyacı olduklarında hemşirelere kolaylıkla ulaşabilmelerinden (3,95±0,81) memnundur. Ancak, hastaların hemşirelerin kendilerini (3,54±1,10) ve servisi tanıtmasına (3,64±0,994) ve acil servise yattıklarında diğer hastalarla tanıştırılmalarına (3,40±1,18) ilişkin memnuniyet düzeyi biraz daha düşüktür. Hastaların eğitim durumu ile medeni durumu da memnuniyet düzeyleri üzerinde etkilidir. Evli ve üniversite mezunu hastaların memnuniyet düzeyinin diğerlerinden daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0,05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: SONUÇ: Sonuç olarak, acil servise gelen hastalar genellikle hemşirelik hizmetlerinden memnunken, üniversite mezunu ve evli olan hastaların memnuniyet düzeyi istenilen düzeyde değildir.
INTRODUCTION: OBJECTIVE: This descriptive study was conducted to detect satisfaction levels regarding nursing services of the patients who applied to emergency units.
METHODS: The study was carried out with 302 patients who applied to emergency units of one public hospital, two specialty hospitals and one training and research hospital after getting permissions from the general directorate of public hospitals of Trabzon Province.
RESULTS: The data were collected with an information form and Satisfaction with Nursing Care Scale and were tested with numbers, percentages, means, standard deviations, t-test, Mann-Withney U test, ANOVA and Kruskall Wallis tests. According to most of the patients in study were 18-25 ages (28.5%), female (55.3%), married (59.3%), university graduates (37.3%) and 49% of them benefited services of emergency units from time to time. The total score of the scale used to determine satisfaction levels related to nursing services of patient was 3.81±0.69. The patients were mostly satisfied with nurses’ respecting their privacy (4.01±0.82), their providing the treatment (administering the medicines) in time (3.99±0.80) and easy communication with the nurses when they needed them (3.95±0.81). However; patients’ satisfaction levels regarding items that the nurses introduced themselves (3.54±1.10) and the emergency units (3.64±0.994) and they were introduced to other patients in the units when they came emergency units (3.40±1.18) were a little lower. Educational status and marital status of the patients were effective upon their satisfaction levels. It was identified that satisfaction levels of those patients who were married and graduated from universities were lower the satisfaction levels of other patients (p<0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: CONCLUSION: As a result; patients who accepted to emergency units were generally satisfied with nursing services but satisfaction levels of those patients who were married and graduated from universities were not at the desired level.

6.Motivational Resources and Problems of Nursing Students: Vocational Choice, School Culture and Other Associated Factors
Hülya Kulakçı, Tülay Kuzlu Ayyıldız, Nuriye Yıldırım, Funda Veren, Aysel Köse Topan
doi: 10.5222/SHYD.2015.083  Pages 83 - 93
GİRİŞ ve AMAÇ: AMAÇ: Çalışmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinin güdülenme kaynakları ve sorunları ile meslek seçimi ve okul kültürü arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: YÖNTEMLER: Kesitsel tipte bir çalışmadır. Çalışma Türkiye’nin Batı Karadeniz Bölgesi’nde bulunan iki üniversitede yürütülmüştür. Çalışma evrenini, 2013-2014 eğitim öğretim dönemindeki toplam 914 hemşirelik öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma 662 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler Öğrenci Bilgi Formu, Güdülenme Kaynakları ve Sorunları Ölçeği, Hemşirelikte Meslek Seçimi Ölçeği ve Okul Kültürü Ölçeği kullanılarak toplanmıştır.
BULGULAR: Mesleği tercih nedeninin, mesleğe yönelik şimdiki algının, mesleğin geleceğine yönelik algının, okula bağlılığın, öğretim elamanı ile ilişkilerin, okuldaki yapı ve işleyişin, cinsiyetin ve aile tipinin öğrencilerin güdülenmelerini etkilediği belirlenmiştir (p<0.05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: SONUÇ: Hemşirelik eğitimi veren kurumlar yapı ve işleyişlerini değerlendirmeli, eğitimde kalite çalışmaları ve öğrencilerin güdülenmeleri açısından değişim ve gelişim gereksinimlerini saptamalı, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer çalışanlar için olumlu okul ortamı oluşturmalıdır.
INTRODUCTION: OBJECTIVE: The aim of this study was to analyze the relationship between motivational resources and problems of nursing students and their vocational choice and school culture.
METHODS: This was a cross-sectional study. The study was conducted at two universities in Western Black Sea region of Turkey. Study population included a total of 914 nursing students during 2013-2014 academic term. The study was conducted with 662 students. Data were collected by using Student Information Form, Occupational Learning Motivation Scale, Scale of Vocational Choice in Nursing and School Culture Scale.
RESULTS: It was determined that reason for choosing the vocation, current perception about the vocation, perception about the future of the vocation, commitment to school, relationships with teaching staff, structure and organization in the school, sex and family type affect motivation of the students (p<0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: CONCLUSION: Nursing education programs should assess their structure and organization, detect their needs for change and improvement in terms of quality research in education and students’ motivation and should create a positive school environment for teaching staff, students and other employees.

REVIEW
7.Distribution of Nursing Students and Teaching Staff in Nursing Higher Education Instıtutions in Turkey
Rujnan Tuna
doi: 10.5222/SHYD.2015.094  Pages 94 - 99
Hemşirelerin sağlık sisteminde giderek artan rolü, günümüzde hemşirelik eğitiminin önemini arttırmaktadır. Bu durum uzmanlaşmış, eleştirel düşünebilen hemşireleri gerekli kılar. Bu da ancak lisans düzeyinde eğitim almış, alanında uzman hemşirelerle gerçekleştirilebilir. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de lisans düzeyinde hemşirelik eğitimi veren kurumlar günden güne artmaktadır. Bununla birlikte yükseköğretim kurumlarında hemşirelik eğitimi, koşulları ve standartları arasında farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıklar eğitim standartlarının etkin olarak uygulamaya aktarılmasıyla ortadan kaldırılabilir. Bu derlemede Türkiye’de hemşirelik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarındaki öğrenci, öğretim elemanı ve türü dağılımının güncel ve yıllara göre olan dağılımın değerlendirilmesine çalışılmıştır.
Today the importance of nursing education has been increased because of increasing the role of nurses in the health system. This situation needs specialized, critical thinking nurses. This can only be carried out by the undergraduate level, nurse experts in the field. As well as all over the world, institutions providing nursing education at the undergraduate level in our country is increasing day by day. However, differences between nursing education, conditions and the standarts in higher education institutions are avaible. These differences can be eliminated with transferring the effective implementation of educational standards. This compilation has been made to evaluate students in higher education institutions providing training in nursing, teaching staff and the distribution of species and the distribution of current year in Turkey.

8.The importance of reputation on health service institutions
Nihal Ünaldı
doi: 10.5222/SHYD.2015.100  Pages 100 - 111
Günümüzde küreselleşmeyle ortaya çıkan rekabet ortamında, hızla değişim gösteren kamu veya özel sektöre bağlı kurumlar için itibar kavramının önemi her geçen gün artırmaktadır. Kurumsal itibar, bir kurumun tüm paydaşları tarafından güvenilir, saygın ve değerli algılanıp algılanmadığına dair zaman içinde oluşan değerlendirmelerin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte itibar, kurumlara değer katan, diğer kurumlarca taklit edilemeyen, kurumları ayrıcalıklı kılan soyut bir varlık olarak da kabul edilmektedir. Son yıllarda sağlık alanında yaşanan dönüşüm ve değişimler, sağlık hizmeti veren kurumları da ister istemez rekabet ortamına sürüklemektedir. Bu bağlamda rekabete dayalı çalışma alanlarında başarılı olabilmenin yolunun, paydaş memnuniyeti yoluyla kurum itibarının güçlendirilmesinden geçtiği belirtilmektedir. Sağlık hizmeti sunan kurumların varlıklarını başarılı bir şekilde sürdürebilmeleri için bu kurumların gerçekleştirdikleri faaliyetlerden etkilenen tüm paydaşlar tarafından onaylanmaları gerekmektedir. Dolayısıyla başta hastaneler olmak üzere diğer sağlık hizmeti sunan kurumlardan etkilenen tüm paydaşların (hastalar/hasta yakınları, çalışanlar, tedarikçiler vb.) zihinlerinde oluşturdukları pozitif algı; kurum imajının olumlu, kurum itibarının da güçlü ve iyi olmasına katkı sağlayacaktır.
Today, there is an ever-increasing importance of the concept of reputation for either public or private institutions that show a rapid change in the competition environment that has been brought along globalization. Corporate reputation is defined as the whole evaluation regarding whether or not an institution is perceived as reliable, reputable and valuable by all stakeholders, which is formed in the course of time. In addition to this, reputation is accepted as an intangible being that enriches the institutions, can not be imitated by other institutions and prioritizes the institutions. Recent transformation and changes being experienced in the healthcare field inevitably involve the institutions providing health service in the competition environment as well. In this context, it is required to reinforce the corporate reputation via the stakeholder satisfaction in order to be successful in competition-based study fields. On the other hand, the success of institutions providing healthcare institution depends on being approved by all the stakeholders that are affected by the activities of these institutions. Thus, the positive perception being formed in the minds of stakeholders (such as patients/patient relatives, workers, suppliers) that are affected primarily by hospitals and other health service institutions will enable the institutions to have a positive corporate image and a strong and good corporate reputation.



 
Copyright © 2014 SHYD. Journal of Health and Nursing Management, All rights reserved.

LookUs & Online Makale