MAIN PAGE | SOCIETY  | TÜRKÇE
Journal of Health and Nursing Management: 6 (2)
Volume: 6  Issue: 2 - 2019
Hide Abstracts | << Back
RESEARCH ARTICLE
1.Determination of the Satisfaction Levels of Nursing Students on Their Professional Self-Esteem and Education
Seda Değirmenci Öz, Güldem Yıldız
doi: 10.5222/SHYD.2019.53215  Pages 79 - 89
GİRİŞ ve AMAÇ: Hemşirelik öğrencilerinin mesleki benlik saygıları ve öğrenimlerine ilişkin doyum düzeylerinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma, İstanbul ilinde bir vakıf üniversitesinde öğrenim gören 149 hemşirelik öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Etik kurul ve kurum izni alınıp, veriler “Öğrenci Doyum Ölçeği-Kısa Form” ve “Arıcak Mesleki Benlik Saygısı” ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi yüzde, t testi, ANOVA, Pearson Korelasyon ve Mann Whitney U testleri ile yapılmıştır.
BULGULAR: Çalışmaya katılan öğrencilerin çoğu kadın (%82,6) ve 21-23 yaş aralığındadır (%45,6). Öğrencilerin %73,2’sinin mesleği isteyerek seçtiği, %59,7’sinin mesleği seçerken ailesinin etkili olduğu, %91,9’nun mezun olduktan sonra mesleği yapmayı düşündüğü ve %74,5’nin üniversitenin sosyal kulüplere üye olmadığı saptanmıştır. Öğrenci doyum ölçeğinin genel ortalaması 3,43±,71 olup öğrencilerin en yüksek öğretim elemanları alt boyutundan (3,68±0,69), en düşük ise kararlara katılım alt boyutundan (3,19±0,45) puan aldıkları saptanmıştır. Mesleki benlik saygısı ölçeğinin toplam puanı ise 115,87±18,25 olarak belirlenmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Öğrencilerin, mesleki benlik saygısı ölçeği ile öğrenci doyum ölçeği arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin mesleki benlik saygılarının en düşük 1. sınıfta, en yüksek ise 4. sınıfta olduğu belirlenip mesleğini isteyerek seçen, bölümünden memnun olan ve mezun olduktan sonra mesleğini yapmayı düşünen öğrencilerin mesleki benlik saygılarının da daha yüksek olduğu belirlenmiştir.
INTRODUCTION: In order to examine the professional self-esteem of nursing students and their satisfaction level in their education, the study was designed in descriptive design
METHODS: The study was carried out on 149 nursing students studying at a foundation university in Istanbul. Ethics committee and institution permission were obtained and the data were collected by using Student Satisfaction Scale-Short Form and Arıcak Occupational Self-Esteem Scale. Data were analyzed by percentage, t test, ANOVA, Pearson Correlation and Mann Whitney U tests.
RESULTS: Most of the students were female (82.6%) and 21-23 (45.6%). It was determined that 73.2% of the students chose the profession voluntarily, 59.7% of them chose the profession the family was effective, 91.9% of them thought they would do their job after graduation and 74.5% of the students were not members of the social clubs. The overall average of the student satisfaction scale was 3,43 ± 71, and it was found that the students got the highest (3.68 ± 0,65) of the sub-dimension of the teaching staff (3,68 ± 0,69). The total score of the self-esteem scale was determined as 115,87 ± 18,25.

DISCUSSION AND CONCLUSION: It was determined that there was a positive and significant relationship between the students' self-esteem scale and the student satisfaction scale. Students' professional self-esteem is the lowest first class, the highest in the fourth class is determined by choosing the profession voluntarily, who are satisfied with the department and after graduating from the profession of professional self-esteem was found to consider higher self-esteem

2.The Impact of Innovative Behavior of Manager Nurses on Organizational
Yasin Çetin, Emriye Hilal Yayan
doi: 10.5222/SHYD.2019.68442  Pages 90 - 100
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu araştırma, yönetici hemşirelerin örgütsel vatandaşlık ve yenilikçi davranış düzeylerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve ilişkisel tipte bir çalışma olarak tasarlanmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu araştırma, Malatya il merkezinde bulunan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi ve Malatya Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Temmuz 2016-Şubat 2017 tarihleri arasında 147 yönetici hemşire ile yapılmıştır. Veri toplamada Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Vatandaşlık Düzey Ölçeği ve Bireysel Yenilikçilik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.
BULGULAR: Araştırmada yönetici hemşirelerin büyük bir kısmının kadın, ortalama 43±1 yaşında, çoğunluğunun lisans mezunu olduğu, mesleki deneyimlerinin ise genelde 10 yıldan fazla olduğu belirlenmiştir. Yönetici hemşirelerin bireysel yenilikçilik ile örgütsel vatandaşlık düzeylerini, cinsiyet, yaş ve yönetici olarak çalışılan sürenin etkilemediği; ancak, eğitim, çalışılan hastanenin türü, aynı kurum ve birimde çalışmanın etkili olduğu bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin örgütsel vatandaşlık düzeyi ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında da ilişki olduğu tespit edilmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Örgütsel vatandaşlığın, bireysel yenilikçilik davranışlarından etkilendiği yönünde zayıf ilişki bulunmuş olup, çalışmanın farklı hemşirelik gruplarında tekrarlanması önerilmektedir.
INTRODUCTION: This research was designed as a descriptive and relational type in order to determine organizational citizenship and innovative behavior levels of manager nurses.
METHODS: This research was carried out with 147 manager nurses between June 2016 and February 2017 in Inonu University Turgut Ozal Medical Center and Malatya State Hospital in Malatya province center. In the data accumulation, "personal information form", "organizational citizenship level scale" and "individual innovation scale" were used. Kruskal-Wallis and Mann-Whitney U test were used in the analyses of the data.
RESULTS: In this survey, it was determined that most of the manager nurses were female, average 43±1 years old, majority of them had a bachelor degree and professional experiences were generally more than 10 years. It was found that organizational citizenship and innovative behavior levels of manager nurses was not influenced by gender, age and the duration of working as a manager; however, education, hospital type, working in the same institution and unit were effective. It was determined that the level of organizational citizenship of manager nurses was related to the levels of individual innovativeness.
DISCUSSION AND CONCLUSION: It was found that organizational citizenship was affected by individual innovativeness behaviors and it is suggested that the study should be repeated in different nursing groups.

3.Stock control methods in operation room: ABC, VED ve ABC-VED matrix analysis
Ayla Tisinli, Okan Savaş
doi: 10.5222/SHYD.2019.95867  Pages 101 - 109
GİRİŞ ve AMAÇ: Yönetici hemşirenin her ameliyatın güvenli, etkin ve ekonomik şekilde yapılabilmesi için gerekli malzeme, alet ve ekipmanları doğru zamanda, doğru yerde ve doğru miktarda, güvenilir bir şekilde bulundurması gerekmektedir. Alet ve malzemeleri kullanıma hazır bulundurma zorunluluğu, stok bulundurma ihtiyacını doğurmaktadır. Ameliyathanelerin dinamik yapısı ve malzemelerin çok çeşitli olması nedeniyle malzemelerin nitel ve nicel olarak belirlenmesi güçtür. Buna rağmen, etkin stok kontrolü için malzemelerin sınıflandırılması ve maliyet analizlerinin yapılması kaçınılmazdır. Bu çalışmanın amacı; özel bir hastanenin ameliyathanesinde tek kullanımlık malzemeler için ABC, VED ve ABC-VED matriks analizi kullanılarak, stok kontrol analizlerinin yapılmasıdır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri ile tanımlayıcı araştırma tasarımı kullanılmıştır. Rastlantısal örneklem ile tek kullanımlık 243 malzeme, araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışma için ilgili hastane yönetiminden yazılı izin alınmıştır. Analiz için gerekli bilgiler yüz yüze görüşme ve otomasyon sisteminden elde edilerek excel veri tabanına kaydedilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde ABC, VED ve ABC-VED matriks analizi kullanılmıştır.
BULGULAR: Ameliyathanede kullanılan 243 tek kullanımlık malzeme toplam tutarı genel hastane gider bütçesinin % 5 lik bölümünü oluşturmaktadır. Malzemeler kullanım miktarları ve maliyetlerine göre A, B ve C grubuna, hayati önem derecesine göre V, E ve D grubuna ve ABC-VED matriks analizi ile üç kategori ve dokuz altgruba ayrılarak her gruptaki malzemenin toplam harcama içerisindeki payı, hayati önem derecesi ve tüketim miktarları belirlenmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ameliyathanelerde etkin bir stok yönetimi ile maliyet düşürülerek kar arttırabilir ve stokların fiziksel yönetimi kontrol edilebilir. Ameliyatların güvenli, etkin ve ekonomik şekilde yapılabilmesi için hemşire ve hastane yöneticilerinin ABC, VED ve ABC-VED matriks analizi stok kontrol yöntemlerini rutin olarak kullanmalıdır.

INTRODUCTION: Operating room nurse manager needs to have the materials, tools and equipments reliably at the right time, in the right place and in the correct amount so that every operation can be done safely, effectively and economically. Although the qualitative and quantitative determination of materials is difficult due to the dynamic nature of the operating rooms, it is inevitable to classify materials and perform cost analysis for effective stock control in the operating theaters. The aim of this study. to analyze the disposable items of operating theater.
METHODS: Quantitative and qualitative research methods and descriptive research design were used in the research. With coincidental sampling disposible 243 itemwere included in the study. Written permission has been obtained from the relevant hospital administration for the research. The necessary information for analysis was obtained by face-to-face interviews and exported to excel database via automation system. ABC, VED and ABC-VED matrix analysis were used in the evaluation of the data.
RESULTS: The total amount of 243 disposable items used in the operating room constitutes 5% of the general hospital expenditure budget. Materials are separeted to A, B and C groups according to the amounts and costs of materials used, V, E and D groups according to their vital importance, and with ABC-VED analysis matrix analysis, the materials were divided into three categories, nine subgroups, and the share and consumption amounts of the materials in each group within the total expenditure were determined.
DISCUSSION AND CONCLUSION: With an effective inventory management in the operating theaters, the cost can be lowered and the physical management of the stocks can be controlled. Operating room nurses and hospital managers should routinely use stock control methods such as ABC, VED and ABC-VED matrix analysis to ensure safe, efficient and economical operations.


4.The Impact of Personality Traits and Intercultural Sensitivities of Nursing Students on Their Professional Values
Dijle Ayar, İlknur Bektaş, Murat Bektaş, Ayşe Arıcıoğlu
doi: 10.5222/SHYD.2019.06078  Pages 110 - 120
GİRİŞ ve AMAÇ: Hemşirelerin profesyonel değerleri henüz eğitim dönemindeyken gelişmeye başlamaktadır. Bu nedenle hemşirelik öğrencilerinin profesyonel değerlerini etkileyen etmenlerin irdelenmesi önemlidir. Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde, hemşirelikte lisans öğrencilerinin kişilik özellikleri ve kültürlerarası duyarlılıklarının profesyonel değerleri üzerine etkisini birlikte irdeleyen çalışmaya rastlanamamıştır. Bu nedenle bu çalışmada hemşirelik lisans öğrencilerinin kişilik özellikleri ve kültürlerarası duyarlılıklarının profesyonel değerleri üzerine etkisi incelenmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Değişkenler arasındaki ilişkiyi daha net gösterebilmek için örneklem seçme yöntemine gidilmeden çalışmaya katılmayı kabul eden ve örnekleme dahil etme kriterlerine uyan tüm hemşirelikte lisans öğrencileri (n: 755) çalışmaya alınmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak “Demografik Veri Toplama Formu”, Sıfata Dayalı Kişilik Testi”, “Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği” ve “Hemşirelerin Profesyonel Değerleri Ölçeği” kullanılmıştır. Öğrencilerin kişilik özelliklerinin ve kültürlerarası duyarlılıklarının profesyonel değerleri üzerine etkisi basit regresyon analizi ile değerlendirilmiştir.
BULGULAR: Hemşirelikte lisans öğrencilerinin yaşı, cinsiyeti, okul başarısı, kültürlerarası hemşirelik dersi ve profesyonellik dersi alıp almadığı ile profesyonel değerleri arasındaki ilişki incelendiğinde; öğrencilerin yaşı ile profesyonel değerleri arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki, öğrencilerin cinsiyeti ile profesyonel değerleri arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki, öğrencilerin okul başarısı ile profesyonel değerleri arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Hemşirelikte lisans öğrencilerinin kişilik özellikleri ve profesyonel değerleri arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu, kültürlerarası duyarlılıkları ile profesyonel değerleri arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin yaş ortalaması, cinsiyeti, okul başarısı, kültürlerarası duyarlılık düzeyi ve kişilik özelliklerinin öğrencilerin profesyonel değerli üzerine pozitif yönde anlamlı etkisi olduğu belirlenmiştir.
INTRODUCTION: Nurses adopt professional values during their education in order to improve nursing practices and develop their professional identity. Therefore, it is very important to examine the factors that affect the professional values of nursing students. There have been no previous studies evaluating the impact of personal traits and cultural sensitivities of nursing students on their professional values. The aim of the study analyzed the impact of personal traits and cultural sensitivities of undergraduate nursing students on their professional values.
METHODS: In order to show the correlations between variables in a more definite way, all undergraduate nursing students (n: 755) who accepted the invitation to participate in this study. The “Demographic Data Collection Form”, “Personality Test of Adjectives”, “Turkish Intercultural Sensitivity Scale”, and “Nurses’ Professional Values Scale” were used to collect study data. The effect of their personal traits on their professional values, intercultural sensitivities were evaluated using linear regression analysis.
RESULTS: Examining the relationship between age, gender, school success of undergraduate students, whether they took the course of intercultural nursing and professionalism or not with their professional values, it was found that there was a positive low significant correlation between the age of students and their professional values, there was a positive low significant correlation between the gender of students and their professional values and there was a low significant correlation between school success of students and their professional values. It was found that there was a positive weak significant correlation between personality traits and professional values, and intercultural sensitivities and professional values of nursing undergraduate students.
DISCUSSION AND CONCLUSION: It was determined that the mean age, gender, school success, intercultural sensitivity levels and personality traits of nursing students have a positive and significant effect on the professional values of students.

5.Healthcare Professionals and Mobbing
Fedayi Yağar, Sema Dökme
doi: 10.5222/SHYD.2019.86580  Pages 121 - 129
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada, Türkiye'de sağlık çalışanları üzerinde mobbing ile ilgili yapılan araştırma makaleleri içerik analizi ile değerlendirilmeye çalışılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: 01.04.2018-01.06.2018 tarihleri arasında PubMed, Science Direct ve Google Akademik veri tabanları kullanılarak 2009-2018 yılları arasında yayımlanan ulusal ve uluslararası bilimsel makaleler taranmıştır. Arama yapılırken, "hastanelerde mobbing, sağlık kuruluşlarında mobbing, sağlık çalışanları ve mobbing, hekimler ve mobbing ve hemşireler ve mobbing" anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Bu kapsamda çeşitli kısıtlamalarda dikkate alınarak 56 araştırma makalesinin çalışmada kullanılabileceğine karar verilmiştir.
BULGULAR: Çalışmada kamu kuruluşlarının daha çok araştırmalara dahil edildiği gözlemlenmiştir. Araştırma türü açısından bakıldığında, neredeyse tamamında nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok yer alan grubun hemşireler olduğu görülmüştür. Özellikle hekimler ve idari personel üzerinde yapılan çalışmaların çok az olduğu belirlenmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmalarda en fazla kadınların mobbinge maruz kaldığı, sözel şiddetin çok fazla olduğu ve özellikle de çalışanların iletişimlerinin engellendiği, en fazla yöneticilerin mobbing yaptığı, güvenli iş ortamının olmamasının en çok etkileyen sebep olduğu ve sonuç olarak da kişilerin en çok işten ayrılmak istedikleri gözlemlenmiştir. Konu ile ilgili genel bir bakış açısı sağlaması nedeniyle çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

INTRODUCTION: This study was conducted to evaluate research articles related to mobbing on healthcare professionals in Turkey using the content analysis method.
METHODS: National and international scientific articles published between 2009-2018 were searched using PubMed, Science Direct and Google Academic databases between 01.02.2018 – 01.04.2018. When searching, the keywords "mobbing in hospitals, mobbing in health institutions, health professionals and mobbing, physicians and mobbing, nurses and mobbing" were used. In this context, it was decided that 56 research articles could be used in the study by taking into consideration the various restrictions.
RESULTS: In the study, the majority of studies was observed to be conducted in public institutions. In terms of the research design, almost all were found to be carried out with quantitative research methodology. It was observed that nurses constitute the most studied occupational group in these studies. It was determined that there were very few studies conducted especially with physicians and administrative staff.
DISCUSSION AND CONCLUSION: It was observed in the studies that usually women are exposed to mobbing, rate of verbal violence is quite high, communication of the employees are prevented in particular, managers exert bullying more, the most effective cause of mobbing is the lack of a safe work environment, and that most of the victimized employees want to quit. It is believed that this study will contribute to the literature by providing a general perspective about the subject.

6.Post-graduate Profiles of Nursing Graduates
Nevin Citak Bilgin, Birgül Cerit, Hacer Alpteker
doi: 10.5222/SHYD.2019.08760  Pages 130 - 140
GİRİŞ ve AMAÇ: Hemşirelik bölümü mezun profilinin bilinmesi, hemşirelik lisans eğitim programlarının misyon ve vizyonlarının düzenlenmesi açısından önemlidir.
Bu çalışmanın amacı hemşirelik mezunlarının mezuniyet sonrası profillerini belirlemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışmanın evrenini 2001-2017 yılları arasında, bir hemşirelik lisans programını tamamlayan 736 mezun oluşturmuştur. Kendilerine ulaşılabilen ve çalışmaya katılmayı kabul eden 273 mezun ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve X2 testi kullanılmıştır.
BULGULAR: Mezunların %88,3’ünün çalıştığı ve %73’ünün mezuniyet sonrası 0-6 ay içerisinde çalışmaya başladığı belirlenmiştir. Mezunların %39,4’ünün üniversite hastanesinde, % 37,7’sinin dahili bilimlerde çalıştığı ve % 78,4’ünün klinisyen hemşire olarak görev yaptığı görülmüştür. Mezunlar öğrencilik döneminde hemşireliği ideal bir meslek olarak düşünüp, meslekle ilgili olumlu algıya sahipken, mezuniyetten sonra mesleğin ideal olduğunu düşünenlerin ve olumlu mesleki algıya sahip olanların azaldığı saptanmıştır (p<0,001).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Mezunların çoğunluğu çalışmakta ve kamu kurumunda görev yapmaktadır. Mezunların mesleğe ilişkin algılarının mezuniyet sonrası değiştiği ve mesleğe ilişkin olumlu algının azaldığı görülmüştür.
INTRODUCTION: It is important to know the nursing department graduate profile and to organize the mission and vision of nursing undergraduate education programs.
The aim of this study was to determine the post-graduate profiles of nursing graduates.

METHODS: The population of the descriptive and cross-sectional study consisted of 736 graduates who completed a nursing undergraduate program between 2001-2017. The study was completed with 273 graduates who could be reached and agreed to participate. The study data were collected by a questionnaire form created by researchers. Descriptive statistics and X2 test were used to evaluate the data.
RESULTS: It was determined that 88.3% of the graduates were employed and 73% of them started to work in 0-6 months after graduation. 39.4% of the graduates work in the university hospital, 37.7% of them work in internal sciences and 78.4% of them work as clinician nurses. Graduates consider nursing as an ideal profession and have a positive perception about the profession. However, after graduation, it was found that those who thought the profession to be ideal and those with positive professional perception decreased (p <0.001).
DISCUSSION AND CONCLUSION: The majority of the graduates work in public institutions. Graduates' perceptions of the profession changed after graduation and the perception of the profession decreased.

7.Investigation of nurses’ individual and professional autonomy
Esra Erikmen, Fahriye Vatan
doi: 10.5222/SHYD.2019.36036  Pages 141 - 152
GİRİŞ ve AMAÇ: Hemşirelikte otonomi, hemşirelerin çalışma ortamlarında kendilerinin kontrolü ve kendilerini düzenlemeleridir. Ayrıca, bakım için hemşirelik kararlarını verme yeteneği ve bireyin kendi uygulamaları içindeki bağımsızlığı olarak ifade edilebilmektedir.Araştırma, hemşirelerin bireysel ve mesleki otonomi düzeylerini nasıl algıladıklarının belirlenmesi ve hemşirelerde otonomiyi etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Tanımlayıcı olarak planlanan araştırma, bir eğitim araştırma hastanesinde araştırmaya katılmaya gönüllü olan 214 hemşire ile yürütülmüştür. Araştırma verileri “Bireysel Soru Formu”, “Sosyotropi Otonomi Ölçeği” ve “Hemşirelik Aktivite Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerinin analizinde, sayı ve yüzde dağılımları, puan ortalaması, Spearman Korelasyon testi, Kruskall-Wallis ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır.
BULGULAR: Sosyotropi Otonomi Ölçeği’nin “Sosyotropi” alt ölçeği için puan ortalaması 64,43±15,72; “Otonomi” alt ölçeği için 81,31±14,41 ve Hemşirelik Aktivite Ölçeği’ne ilişkin genel puan ortalaması 176,15 olarak saptanmıştır. Hemşirelerin Sosyotropi Otonomi Ölçeği “Sosyotropi” alt ölçek puan ortalaması ile medeni durumları, yaş grupları; “Özgürlük” ve “Yalnızlıktan Hoşlanma” alt boyutu puan ortalaması ile çalışma yılları arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır (p<0,05). Hemşirelik Aktivite Ölçeği puan ortalaması ile hemşirelerin eğitim durumları arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır (p<0,05). Sosyotropi Otonomi Ölçeği ve Hemşirelik Aktivite Ölçeği arasında pozitif yönde ilişki saptanmıştır.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Araştırmaya katılan hemşirelerin sosyotropik ve otonomik kişilik özelliklerinin orta düzeyde olduğu, Hemşirelik Aktivite Ölçeği değerlendirmesine göre, hemşirelerin mesleki otonomilerinin orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Ayrıca hemşirelerin bireysel otonomileri ile mesleki otonomileri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.
INTRODUCTION: In nursing, autonomy refers to the followings, ability to make desicions on nursing, being in dependent whitin his/her own practices, freedom of acting in line with binding desicions. The study was carried out to determine how nurses perceived individual and professional autonomy levels and to examine the factors affecting autonomy in nurses.

METHODS: The descriptive study was carried out with 214 nurses who volunteered to participate in a research and training hospital. Data were collected with the Individual Questionnaire, Sociotropy- Autonomy Scale and Nursing Activity Scale. In the analysis of data, number and percentage distributions, mean score, Spearman’s, Kruskal-Wallis, and Mann-Whitney U Test were used.
RESULTS: The mean score for “Sociotropy” subscale of Sociotropy Autonomy Scale was 64.43 ± 15.72; for the “Autonomy” subscale was 81.31 ± 14.41 and the mean score for the Nursing Activity Scale was 176,15. The correlation between marital status, age and sociotropy is statictically significant (p<0.05). A significant relationship was found between the mean score of “Freedom” and “Preference for Solitude” subscale and the working years (p<0.05). The correlation between educational status and Nursing Activity Scale is statictically significant (p<0.05). There was a positive correlation between Sociotropy Autonomy Scale and Nursing Activity Scale.
DISCUSSION AND CONCLUSION: The sociotropic and autonomic personality traits of the nurses who participated in the study were mid-level. According to the Nursing Activity Scale, nurses' professional autonomy was found to be moderate. Also; it is concluded that there is a positive relationship between Individual Autonomy and Professioanal Autonomy.

REVIEW
8.Informal Payments in Healthcare Services: A Literature Review
Doğancan Çavmak, Sait Söyler, Cenk Teker
doi: 10.5222/SHYD.2019.96658  Pages 153 - 163
GİRİŞ ve AMAÇ: Giriş: Sağlık sistemleri iktisadi sistemlerden doğrudan etkilenen birer alt sistemdir. Bu nedenle ülkelerin iktisadi sistemleri değiştikçe sağlık sistemleri de değişebilmektedir. İktisadi sistemin ne olduğuna, bu sistemin sağlık sistemine nasıl sirayet ettiğine bakılmaksızın, sağlık sistemlerinde çözülmesi gereken temel problemlerin başında sağlığa erişim, adalet, hakkaniyet, kalite gibi problemler gelmektedir. Sistemler bu tür problemlerin çözümüne uzak kaldıkça sistem içerisindeki bireyler kendi yöntemlerini sistemdeki açıkları gidermek/kullanmak maksadı ile uygulamaya başlamaktadır. Bu anlamda informal ödemeler hem sağlık çalışanları hem de sağlık hizmeti tüketicileri için bu tür zayıflıkların kullanılması açısından birer araç olarak görülebilmektedir.
Amaç: Bu çalışmanın amacı sağlık sistemlerinde erişim ve kaliteli hizmet alma noktasında çeşitli adaletsizliklere ve sistemin yozlaşmasına sebep olabilen informal ödemelere ilişkin dünya genelinin bir çerçevesinin çizilmesidir.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Yöntem: Araştırmada yöntem olarak sistematik literatür taraması yöntemi tercih edilmiş, araştırmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplamda 20 çalışma incelenmiştir.
BULGULAR: Bulgular: Araştırmada informal ödemelerin özellikle post-komünist ülkelerde ve gelişmişlik düzeyi düşük olan ülkelerde yüksek bir yaygınlık oranına sahip olduğu tespit edilmiş, bu sonucun nedenleri irdelenmiştir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Sonuç: İnformal ödemelerin kayıt altına alınabilmesi için bir takım çalışmaların gerçekleştirilmesi ve Türkiye’ de atılan adımların sonuçlarının izlenebilmesi için informal ödemelerle ilgili derinlemesine çalışmalar yapılması gerektiği önerilmektedir.
INTRODUCTION: Introduction: Health systems are a sub-system directly affected by economic systems. Therefore, health systems may change as the economic systems of countries change. Regardless of which economic system is adopted and how this system is circulating to the health system, problems such as access to health, justice, equity and quality are the main problems that should be solved in health systems. As systems fail to solve such problems, individuals within the system begin to implement their own methods with the aim of eliminating/abusing deficits in the system. In this sense, informal payments can be seen as a tool for the use of such weaknesses for both health workers and healthcare consumers.
Aim: The aim of this study is to draw a frame of the world wide on informal payments which may cause various injustices and degeneration of system in terms of access to health systems and quality of health services.

METHODS: Methods: Systematic literature review was preferred as a method in the study and 20 studies which met inclusion criterias were included in the study.
RESULTS: Results: Informal payments have a high prevalence especially in post-communist and under developed countries and the reasons of these results were examined.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Conclusion: it is recommended that a number of studies should be carried out to legitimize these kind of payments, and to monitor the results of the precautions taken into consideration in Turkey.

9.From Past to Present Authentic Leadership and its Reflections on Healthcare Field
Hasan Fehmi Dirik, Şeyda Seren İntepeler
doi: 10.5222/SHYD.2019.97752  Pages 164 - 170
Günümüzün sürekli değişen ve karmaşık yapıdaki sağlık sistemi içinde kaliteli ve güvenli hasta bakımının yanı sıra sağlık çalışanlarının iyilik halinin sağlanmasında liderliğin anahtar rolünden bahsedilmektedir. Bununla birlikte, tüm bu süreçlerde, olası gereksinimlere yanıt verecek nitelikte çok yönlü bir liderlik modeli arayışına ilişkin çalışmalar da sürdürülmektedir. Bu kapsamda öne çıkan liderlik yaklaşımlarının çeşitli boyutlarıyla incelenerek anlaşılırlığının sağlanması ve sağlık alanına yansımalarının neler olabileceğinin tartışılması sağlık çalışanlarına ve yöneticilerine rehberlik etmesi bağlamında önem arz etmektedir. Özellikle 2000 ve sonrası liderlik alan yazınındaki gelişmeler incelendiğinde; çağdaş ya da yeni nesil yaklaşımlar olarak da nitelendirilen etkileşimci, dönüşümcü, hizmetkar ve otantik liderlik yaklaşımlarının ön plana çıktığı görülmektedir.
Bu derleme çalışmada, etik boyuta, öz farkındalığa ve lider-izleyen ilişkilerinde şeffaflığa odaklanması ile yeni nesil liderlik yaklaşımları arasından ayırt edilen otantik liderlik yaklaşımı ele alınmaktadır. Ulusal ölçekte sağlık alanında otantik liderliğe ilişkin kısıtlı sayıda çalışmaya rastlanması çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Çalışmanın, sağlık yönetici ve çalışanlarına farklı bir yaklaşımla liderlik becerilerini geliştirme yolunda kaynaklık etmesi ve de gelecekte yürütülecek araştırmalara ışık tutması beklenmektedir.
In today's continuously changing and complex system of healthcare, the role of the leader is discussed as a pivotal factor in providing high quality and safe healthcare for patients as well as in maintaining the wellbeing of healthcare professionals. At the same time, studies continue in search for a multifaceted leadership model that will respond to needs in all processes of healthcare. In this context, it is important in terms of providing guidance to healthcare professionals and administrators that the various dimensions of different leadership approaches are understood fully and that the potential impact of these approaches on the field of healthcare is discussed. In particular, a review of the field literature from 2000 onwards reveals that the prominent styles of contemporary or new generation approaches today are transactional, transformational, servant and authentic leadership.
This compilation concentrates on the authentic leadership approach, which can be distinguished from the other new generation leadership styles by its focus on the framework of ethics, self-awareness and the emphasis on transparency in leader-follower relations. The research was inspired by the fact that limited study on authentic leadership in the field of healthcare has been encountered in the national literature. It is hoped that the study will serve healthcare administrators and other professionals as a resource that will enable them to develop leadership skills based on a different approach, forming a basis for further research.



 
Copyright © 2014 SHYD. Journal of Health and Nursing Management, All rights reserved.

LookUs & Online Makale