MAIN PAGE | SOCIETY  | TÜRKÇE
Journal of Health and Nursing Management: 3 (2)
Volume: 3  Issue: 2 - 2016
Hide Abstracts | << Back
1.Cover

Page I

2.Contents

Page II

RESEARCH ARTICLE
3.Viewpoints of Physicians and Nurses Working in Surgical Clinics on Teamwork
Diğdem Lafçı, Seda Pehlivan, Gülsüm Demiray
doi: 10.5222/SHYD.2016.055  Pages 55 - 64
GİRİŞ ve AMAÇ: Günümüzde sağlık hizmetlerinin etkin olarak sunumunu belirleyen en önemli faktörlerden birisinin ekip çalışması olduğu bilinmektedir. Tanımlayıcı tipteki bu çalışmanın amacı hekim ve hemşirelerin ekip çalışmasına ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmanın evren ve örneklemini Gaziantep Üniversitesi Hastanesinde cerrahi kliniklerinde çalışan tüm hekim ve hemşireler (N=84) oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, 1 Mayıs-1 Haziran 2011 tarihleri arasında “Ekip Yaklaşımı Formu” ve “Hekim ve Hemşirelerin Ekip Çalışmasında Hekimin Rolü ile İlgili Yaygın Görüşleri”ni kapsayan soru formları ile toplanmıştır. Elde edilen veriler ortalama, yüzdelik, korelasyon analizi, İki Ortalama Arasındaki Farkın Önemlilik Testi, Mann Witney U, Anova kullanılarak hesaplanmıştır.
BULGULAR: Araştırmaya katılanların %56,0’sı hemşire, %44,0’ü hekim olup yaş ortalaması 27.55±4.06’dır. Çalışmada, hemşirelerin “ekip çalışmasının yararları” ve “ekip çalışmasını olumsuz etkileyen faktörler” puan ortalaması hekimlere göre daha yüksektir (p<0.05). Ekip çalışmasının yararları ve etkili ekibin en belirgin özelliği puan ortalamalarının hasta bakımının gelişmesinde önemli yerinin olduğunu düşünen ve işe istekli gelen kişilerde diğerlerine göre daha yüksek bulundu.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ekip kavramı toplam puanı, hemşirelerde, disiplinlerarası ekip çalışmasında görev alanlarda ve almayı isteyenlerde daha yüksek bulundu. Araştırmada hekimlerin büyük çoğunluğunun ekipte karar verilirken son sözün her zaman hekime ait olması gerektiği görüşünü desteklediği için hekimlerin “ekip lideri” konusunda hala geleneksel bir anlayışta olduklarını söyleyebiliriz.
INTRODUCTION: Teamwork is known to be one of the most significant determinative factors in providing efficient healthcare. The aim of this descriptive study is to reveal the views of physicians and nurses about teamwork.
METHODS: The sample of this study consisted of all physicians and nurses who were working in surgical clinics at Gaziantep University Hospital (N=84). Data were collected between May 1, and June 1,2011. Data collection tools were the “Team Approach Form” and a form regarding “Common Views of Physicians and Nurses About the Role of Doctors in Teamwork”. Mean values, percentiles, and correlation analysis of data obtained were calculated by using significance of the difference between two means, Mann Whitney U test, and ANOVA
RESULTS: The study participants consisted of nurses (56%), and physicians (44%) iwth an overall mean age of 27.55±4.06 years. In the study, the mean scores of nurses about “the benefit of teamwork”, and “the factors that affect teamwork adversely”were higher than those of the physicians (p<0.05). The participants who were willing to work, and those who thought that the benefits of team work and the mean values which were the most prominent feature of the effective team had an important role in the development of patient care had received higher scores when compared with other participants.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Total score of teamwork concept was higher in nurses, in participants who assumed tasks in interdisciplinary teamwork and in those who were willing to take responsibility. Since the majority of the physicians in the research always supported the view that the final decision makers must always be the physicians, we can be say that the physicians have a traditional understanding of being a “team leader.”

4.Mobbing in Health Professionals: A Study in A Public Hospital
Taşkın Kılıç, Fatma Çiftçi, Şeyma Şener
doi: 10.5222/SHYD.2016.065  Pages 65 - 72
GİRİŞ ve AMAÇ: Son yıllarda çalışanlar üzerinde psikolojik ve fiziksel etkileri olduğu belirtilen mobbing kavramı, pek çok farklı sektörde araştırmalara konu edinilmiştir. Bu çalışma, Karadeniz bölgesinde bir devlet hastanesinde görev yapan yerli çalışanlar (o ilde doğmuş olanlar) ile yabancı (farklı illerden gelenler) çalışanların mobbinge maruz kalma oranlarının tespit edilmesi ve bazı demografik değişkenler ile mobbing arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırma verileri anket aracılığıyla elde edilmiş olup, araştırmaya doktor, hemşire, sağlık personeli (hemşire, ATT vb.) gibi farklı alanlarda çalışan 160 personel katılmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.
BULGULAR: Araştırma sonucunda, mobbing davranışlarının çalışanların geldikleri illere göre (yerli-yabancı) anlamlı şekilde farklılaştığı ve diğer illerden gelen çalışanların, yerli çalışanlara göre daha fazla mobbinge maruz kaldıkları saptanmıştır.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ayrıca mobbing davranışlarının diğer demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğine bakıldığında ise mobbing davranışlarının çalışanların yaşlarına, cinsiyetlerine, unvanlarına ve eğitim durumlarına göre anlamlı şekilde farklılaştığı, medeni durumlarına ve deneyimlerine göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
INTRODUCTION: Mobbing has been indicated to have psychological and physical effects on employees, and it has been the subject of investigations performed in many different sectors. This study was performed with the intention to determine correlations (if any) between local workers (native inhabitants of the concerned province), and foregn workers (those coming from another province) employed in a state hospital situated in the Black Sea Region with respect to exposure to mobbing, and also between mobbing,and some demographic variables.
METHODS: A survey employed to gather data from the health organizations staff in Public Hospital included; doctors, nurses and other health staff members. Interviews were used and questionnaires were distributed to the hospitals with a final sample of 160 respondents. Statistical analysis of the data were conducted with the use and in the statistical environments of the SPSS software-package.
RESULTS: As an outcome of the study, mobbing behaviour of employees differed significantly according to the city they come from (native inhabitants, and foreigners). Also, workers from other provinces are exposed to mobbing more frequently than the native ones. In addition, other demographic characteristics of mobbing behaviours differ significantly.
DISCUSSION AND CONCLUSION: It was concluded that exposure to mobbing behaviours differed according to the age, title, and educational status of the employees, but a significant difference was not found as for exposure to mobbing behaviour regarding the marital status and experience of the health care workers.

5.The Perceptions of Nurse Managers on Their Critical Thinking Skills and Research Utilization Barriers and Facilitators
Tuğba Öztürk Yıldırım, Mevlüde Karadağ
doi: 10.5222/SHYD.2016.073  Pages 73 - 85
GİRİŞ ve AMAÇ: Uygulamalarında hızlı ve doğru kararların alınması ile karşı karşıya olan hemşirelik mesleği, eleştirel düşünme becerisine sahip, araştırma sonuçlarının kullanılmasından sorumlu yönetici hemşirelere gereksinim duymaktadır. Bu çalışma ile yönetici hemşirelerin eleştirel düşünme becerileri ile araştırma kullanım engellerineve kolaylaştırıcılarına ilişkin algılarının belirlenmesi amaçlanmaktadır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Tanımlayıcı türde olan bu çalışmanın örneklemini, iki üniversite, altı kamu ve iki özel hastanede çalışan 220 yönetici hemşire oluşturmuştur. Veriler, yönetici hemşirelerin demografik ve çalışma özelliklerini içeren soru formu, Hemşirelik Araştırmalarından Yararlanmada Engeller Ölçeği ve California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t testi, one-way ANOVA testi ve Pearson Korelasyon yöntemi kullanılmıştır.
BULGULAR: Çalışmada, yönetici hemşirelerin eleştirel düşünme ölçek puan ortalaması düşük düzeyde (219,00±19,82) bulunmuştur. Araştırmada yönetici hemşirelerin araştırma kullanımıyla ilgili en yüksek engel algısı hemşire faktörüne ait bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin %30,4’ü çalışma koşullarının araştırma kullanımına uygun hale getirilmesini en önemli kolaylaştırıcı olarak belirtmişlerdir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Yönetici hemşirelerin eleştirel düşünmelerinin düşük düzeyde olduğu ve araştırma kullanımında öncelikli engeli “hemşire faktörü” olarak algıladıkları saptanmıştır. Yönetici hemşirelerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler almaları ve yönetmeliklerdeki görev tanımları doğrultusunda yetkilerini, araştırma kullanımını arttırma yönünde gereken şartları oluşturmada kullanmaları gerekmektedir.
INTRODUCTION: Because of quick and correct decision making process in nursing practice, nursing profession needs nurse managers who both have critical thinking skills and responsibity from utilization of research results. This study aims to determine nurse managers’ perceptions regarding critical thinking skills and research utilization barriers and facilitators.
METHODS: A descriptive research design was used in this study and the sampling size consisted of 220 nurse managers working in two university hospitals, six public hospitals and two private hospitals in Ankara, in Turkey, during January, 2013. Research data were collected by using a questionnaire form including questions related to demographic and professional information of nurse managers, the Scale of Research Utilization Barriers and the Scale of Critical Thinking Disposition. Descriptive statistics, t-tests for independent groups, one-way ANOVA test and the Pearson Correlation analysis were applied for data analysis.
RESULTS: According to the results of critical thinking scale points, the nurse managers have low level of critical thinking skills (219.00±19.82). In addition, “nurse factor” was found as the highest level of barrier perceived by the nurse managers for the implementation of the research. Besides, 30.4% of the nurse managers stated that optimization of the professional and environmental conditions to conduct research and to utilize research results is the most important facilitator.
DISCUSSION AND CONCLUSION: The research results revealed that the nurse managers have a low level of critical thinking skills and the primary barrier for research utilization is the nurse factor which is caused by nurses themselves according to nurse managers. Thus, nurse managers should be trained in order to develop their critical thinking skills. They should also use their authorized power in line with job descriptions defined in reletaed regulations so as to design the required conditions for research-based applications.

6.The Quality of Work Life of Nurses and Influential Factors Factors
Handan Alan, Aytolan Yıldırım
doi: 10.5222/SHYD.2016.086  Pages 86 - 98
GİRİŞ ve AMAÇ: Çalışma, hemşirelerde iş yaşam kalitesini değerlendirmek ve etkileyen faktörleri belirleyebilmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmada veriler, Ekim-Kasım 2011 tarihleri arasında, evren ve örneklem seçimine gidilmeden Çanakkale il merkezindeki devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel hastanede hasta bakımında en az bir yıldır çalışan hemşirelerden toplandı. Araştırmada “Sosyodemografik Bilgi Formu” ve araştırmacı tarafından geliştirilen 73 soruluk “Hemşirelerde İş Yaşam Kalitesi Ölçeği” kullanıldı. Ölçeğin Cronbach’s Alpha katsayısı 0,97 olarak hesaplandı.
BULGULAR: Araştırmaya katılan hemşirelerin %38,7’si 30-35 yaş arasında, %76,7’si evli ve %68,4’ü devlet hastanesinde çalışmaktadır. Çalışmaya katılanların %41,5’inin riskli birimlerde, %67,2’sinin servis hemşiresi pozisyonunda, %46,6’sının haftada 54 saat çalıştığı, %45’inin meslekte çalışma süresinin 10-20 yıl arasında değiştiği ve %62,5’inin 1-5 yıldır bulunduğu birimde çalıştığı saptandı. Çalışmaya katılan hemşirelerin %50’si iş yaşam kalitesini orta olarak değerlendirdi. Çalışmada ölçeğin puan ortalaması 80,98±14,30 olarak bulundu. Bu da hemşirelerin iş yaşam kalitelerini olumsuz yönde değerlendirdiklerini göstermektedir. Ölçek puan ortalaması ile çalışılan kurum, yaş, haftalık çalışma saati, kurumda çalışma süreleri, çalıştıkları birimde çalışma süreleri ve iş yaşam kalitelerini kendi öz değerlendirmeleri arasında anlamlı farklar çıkarken (p<0,05) medeni durumun, çalıştığı birimin ve çalışma pozisyonunun iş yaşam kalitelerini etkilemediği saptandı (p>0,05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Hemşirelerin iş yaşam kalitesi ölçeğinden aldıkları puan ortalamasının yüksek olduğu, hemşirelerin kendi öz değerlendirmeleri ile ölçekten alınan puan ortalamasının örtüştüğü ve çalışanların iş yaşam kalitelerinden memnun olmadıkları saptandı.
INTRODUCTION: This study was conducted to be able to determine quality of work life among nurses and the factors that effect them.
METHODS: The study data were collected from nurses who were working in patient care in state, university and private hospitals in the center of Çanakkale province, for at least one year without making any selection for study population, and sampling between October, and November 2011. “Socio-demografic Questionnaire” and “A Scale for Quality of Work Life Among Nurses with 73 items ” developed by the researcher were used. The Cronbach’s alpha coefficient was 0.97.
RESULTS: Among study participants 38.7% of the nurses aged between 30-35 years, 76.7% of them were married and 68.4% of them were working at public hospitals. Also 41.5% the study participants were working in risky units, and 67.2% of them as service nurses. Some (46.6 hours) of them were working 54 hours a week. 45% of them were practicing nursing for 10-20 years. Besides, 62.5 %of them were working in their present units for 1-5 years, and 50% of the nurses who participated in the research evaluated their quality of work life as average. Mean score of this research scale was found as as 80.98±14.30 which demonstrated that the the nurses were not fond of their work life quality. Significant differences were found between age, weekly working hours in the institution, and the unit they were assigned, and their own self-assessments for quality of work life (p<0.05) While marital status, unit they were working in, and the working position had no effect on the work life quality (p>0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: As a conclusion, nurses obtained higher mean scores from assessments based on quality of work life scale, and mean scores of nurse’s self-assessment, and of quality of work life scale overlapped each other and the workers were not satisfied with their quality of work life.

7.Experience and Attitude Toward Death in Nurses Who Give Terminal Stage Patient Care
Feride Koku, Metin Ateş
doi: 10.5222/SHYD.2016.099  Pages 99 - 104
GİRİŞ ve AMAÇ: Bireylerin düşüncesinde gelişen ölüm kavramı felsefi, dinsel, hukuki ve ahlaki alanda onların hayat biçimlerini ve davranışlarına etki etmektedir. Ölümü yaklaşan hastalarındaha kaliteli bakımı alabilmeleri açısından, ölüm olayı ve terminal dönemdeki hastaya yaklaşım sağlıkla ilgili mesleklerin en zor yönlerinden birini oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, hemşirelerin ölüm kavramına ve ölmekte olan hastaya bakım vermeye ilişkin tutum ve deneyimlerinin belirlemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırmada, betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde bulunan hastanelerde tedavi gören terminal dönem hastalarına bakım sağlayan hemşireler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında toplamda 250 hemşireye ulaşılmıştır. Hemşirelerin 150’si devlet hastanesinde ve 100’ü özel hastanede çalışmaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, ortalama gibi tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmıştır.
BULGULAR: Hemşirelerin çalıştıkları klinikte ölümle karşılaşma durumları incelendiğinde %88,8’inin ölümle karşılaştığı, %11,2’sinin karşılaşmadığı belirlenmiş ve hemşirelerin %62,8’inin ölüm olayını doğal karşıladığı ve yaşamın bir gerçeği olduğunu düşündüğü, %16’sının ise ölümün acıları sona erdirdiğini düşündüğü saptanmıştır. Hemşirelerin ölümü tanımlamaya yönelik sözleri incelendiğinde, %17,2’si yaşam fonksiyonlarının sona ermesi, %19,2’si yok olmak, %10,4’ü bir yaşamdan yeni bir yaşama geçmek, %11,2’si yeni bir başlangıç, %10’u sonsuzluk olarak tanımladıkları görülmüştür. Hemşirelerin %58,8’i ölmekte olan hastaya bakım vermeyi istemediğini belirtirken, bakım vermek isteyen hemşirelerin %46,9’u ölmekte olan hastanın kaliteli bakım alma hakkının olması ve bakım vermenin hemşirenin görevi olması nedeniyle bakım vermeyi istediği, bakım vermek istemeyenlerin ise %36,4’ü ise çaresizlik ve üzüntü hissine yol açması nedeniyle bakım vermeyi istemediği ve %53,5’inin hasta ve yakınları ile ölüm konusunda ne konuşacağını bilmeme durumundan dolayı iletişime giremediği saptanmıştır.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışmanın bulgularına göre, hemşirelerin ölüme ilişkin tutum ve deneyimlerinin, terminal dönem hasta bakımını etkilediği belirlenmiştir.
INTRODUCTION: The concept of death that develops in the minds of individuals has an effect on their lifestyle and behaviors in religious, legal and moral fields. The death incident and approach to patient in terminal stage in terms of providing a better care to those patients whose death is near is one of the most difficult aspect of health-related occupations. The purpose of the study is to determine attitudes and experiences of nurses regarding the concept of death and providing care to patients who are about to pass away.
METHODS: A descriptive survey model was used in the research. In the research, survey forms were used as data collection tool. The population consists of nurses who provide care to terminal-stage patients treated in the hospitals of the province of Istanbul. A total of 250 nurses were reached within the scope of the research. 150 nurses work in state hospitals and 100 nurses work in private hospitals. The data analysis was conducted with SPSS 16 software in the research. In the analyses of the data, descriptive statistics such as frequency, percentage and mean were used.
RESULTS: When the nurses were examined in terms of experiencing death incidence in the clinic they work in, it was determined that 88.8% of the nurses witnessed death, 11.2% of the nurses did not witness death and while 62.8% of the nurses took death naturally and thought that it is a truth of life, 16% of the nurses thought that death puts an end to pains. When expressions of the nurses for describing death were examined, it was observed that 17.2% of the nurses described it as an end of life functions, 19.2% as perishing, 10.4% as transition from one life to another life, 11.2% as a new beginning, 10% as eternity. While 58.8% of the nurses did not want to provide care to dying patients, it was determined that 46.9% of the nurses who wanted to provide care stated that a dying patient has the right to receive quality care and providing care is the responsibility of nurses, 36.4% of the nurses who did not want to provide care; did not want to because it leads to a feeling of desperation and sadness and 53.5% of the nurses did not want to provide care because they did not know how to communicate with the patient and his relatives about the concept of death.
DISCUSSION AND CONCLUSION: According to the results obtained in this study, it was determined that the attitudes and behaviors of nurses regarding death have an effect on the care of terminal stage patients.

REVIEW
8.A Role Model, A Leader in the Development of Nursing’s Professional Identity in Turkey: Prof. Dr. Gülten Uyer
Arife Şanlıalp Zeyrek, Nazike Duruk, Nevin Kuzu Kurban
doi: 10.5222/SHYD.2016.105  Pages 105 - 109
Türkiye’de hemşirelik mesleğinin profesyonelleşmesi ve akademik kadroların oluşması çok kolay olmamıştır. Ülkemizde hemşire liderlerimiz hemşireliğin çağdaş boyutlara ulaşmasında çok önemli görevler üstlenmişler ve hemşireliğin profesyonel bir nitelik kazanmasında öncülük etmişlerdir. Bu liderlerimizden biri de Prof. Dr. Gülten Uyer’dir.
Professionalization of the nursing profession and the formation of academic staff have not been easy in Turkey. Our nurse leaders have assumed very important roles in achieving modern dimension of nursing in our country and have been pioneers in gaining a professional qualification in nursing. One of our leaders is Prof. Dr. Gülten Uyer.

9.Nurse Managers’ Leadership Styles in Turkey: Literature Review
Hülya Yılmaz, Filiz Kantek
doi: 10.5222/SHYD.2016.110  Pages 110 - 117
AMAÇ: Hemşirelik hizmetlerinde karmaşık teknoloji ve yoğun insan ilişkilerinin yer alması yönetici hemşirelerin liderlik davranışlarını göstermesini zorunlu kılmaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye’deki yönetici hemşirelerin liderlik tarzlarına yönelik yapılan çalışmaları inceleyerek mevcut durumu ortaya koymak ve liderlik tarzlarını inceleyecek çalışmalara bakış açısı sağlamaktır.
YÖNTEM: Çalışmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmalara ulaşmak için Türk Tıp Dizini, Akdeniz Üniversitesi Kütüphanesi Arama Motoru, Google Akademik, YÖK Tez Tarama, Pubmed, Google Scholar, EBSCO Host, Web of Science veri tabanları taranmıştır. Tarama yapılırken “liderlik”, “hemşire” ve “Türkiye” anahtar sözcükleri Türkçe ve İngilizce olarak kullanılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda 11 çalışmanın dahil edilme kriterlerine uygun olduğu belirlenmiştir.
BULGULAR: Türkiye’de yönetici hemşirelerin liderlik tarzını inceleyen çalışmaların çoğunlukla 2006 yılında, İstanbul ili örnekleminde ve tanımlayıcı araştırma olarak yapıldığı saptanmıştır. Ayrıca, çalışmalarda Türkiye’deki yönetici hemşirelerin daha çok iş odaklı liderlik tarzını benimsedikleri bulunmuştur.
SONUÇ: Çalışma, Türkiye’deki yönetici hemşirelerin liderlik tarzlarına ilişkin yapılan çalışmaların sınırlı sayıda olduğunu ve bu konuyla ilgili daha fazla çalışmanın yapılmasına gereksinim duyulduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca yönetici hemşirelerin dönüşümcü liderlik tarzını geliştirici girişimlerin uygulanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
BACKGROUND: Nurse managers have to show leadership behaviours because of complex technology and intensive human relations taking place in nursing services. AIM: The objective of the study is to reveal the current situation and identify the needs in this area by examining studies about nurse managers’ leadership styles in Turkey.
METHOD: Literature scanning method was used in this study. In order to access into studies; Turkish Medical Index, Akdeniz University library database, Google Academic, YOK Thesis Scanning Centre, Pubmed, EBSCO Host and Web of Science database were screened. “Leadership”, “Nurse” and “Turkey” keywords were used both in Turkish and English languages while the search was being carried out. It was found that eleven studies were fulfilling the inclusion criteria.
FINDINGS: It was determined that most of the studies about nurse managers’ leadership style in Turkey were done as descriptive studies in Istanbul and in the year 2006. Nurse managers are determined to adopt more business-oriented leadership style.
CONCLUSION: It has been revealed that studies about nurse managers’ leadership styles in Turkey are limited in number and more work on this issue are needed to be done. Furthermore, it is considered that nurse managers’ transformational leadership style must be developed.



 
Copyright © 2014 SHYD. Journal of Health and Nursing Management, All rights reserved.

LookUs & Online Makale